Nasil böyle bir film yaparsiniz
Hurriyet - 20/05/2002 - Muammer ELVEREN / CANNES

Cannes'da dün gösterilen Ararat'a ilk tepki, Ermeni asilli Türk gazeteci Hrant Dink'ten geldi. Dink filmin sonunda yönetmen Atom Egoyan'i firçaladi.
Atom Egoyan'in ‘‘Ararat’’ filmine ilk tepki, Agos Gazetesi Yayin Yönetmeni Hrant Dink'ten geldi. Film dolayisiyla Egoyan'i elestiren Dink, ‘‘Bu filmin Türk-Ermeni iliskilerinin gelecegine bir yarari olmaz’’ dedi. Film, elestirmenler tarafindan da begenilmedi.

CANNES Film Festivali'nde dün gazetecilere gösterilen ve sözde Ermeni soykirimini anlatan Ararat filmine ilk tepki, Agos Gazetesi Genel Yayin Yönetmeni Hirant Dink'ten geldi. Dink, filmin Ermeni asilli Kanadali yönetmeni Atom Egoyan'a, ‘‘Nasil böyle bir film yaparsiniz?. Bu filmin, Türk-Ermeni iliskilerinin gelecegine bir yarari olmaz’’ dedi. Egoyan ise filmde, Türk askerlerinin Ermeni köylerine saldirarak, kadinlar ve çocuklar da dahil herkesi kiliçtan geçirdigi, kadinlarin tecavüze ugradigi sahnelerin iki dakikayi bile doldurmadigini belirterek, ‘‘Filmin bütünlügüne bakmak gerekir’’ dedi.

Egoyan, Ararat filminin bugünün Türkiyesini elestirmedigini, sadece seyircinin bugün yasamayan insanlarin tarihini ögrenmesini istedigini söyledi.

Hirant Dink, Egoyan'la bulusmamizda söyle konustu:

‘‘Türk - Ermeni iliskileri açisindan müthis zararli bir film. Bu film Türkiye'de oynayamaz. Bu dil ne yazida, ne de sinemada bizim dilimiz olamaz. Hem baristan, hem diyalogtan bahsetmek, bir yandan da üzerine benzin dökerek bunu körüklemek olmaz. Bu filmi üreten insanlarin söylemleriyle filmin içerigi çok farkli. Filmin genelde sorgulayici bir yani var. Ama her seye ragmen filmin arasina sikistirilmiys olan o sahneler kabul edilemez.

Bir Türk olarak Türk'ü, bir Ermeni olarak Ermeni'yi, bir insan olarak insani, insanligindan utandiracak sahneleri yinelemekle mi bu anlayis ortamini olusturacagiz? Bu film Türkler'in de izleyecegi bir film olmaliydi. Türk ve Ermeni iliskilerinin gelecegine bir yarari dokunmaz. Dolayisiyla daha önce dile getirdigimiz ‘Bu film Türkiye'de oynamali, galasi da Türkiye'de yapilmali' seklindeki samimi tavir ve durusumuza tamamen terstir. Bu tür sahnelerin yer aldigi bir film için bizden olumlu bir sey veya destek beklenmemelidir.’’

Atom Egoyan ise bir gerçegi sinemaya aktarmaya çalistigini, filmin politik ya da pedagojik olmadigini, sanat yaptigini belirterek, ‘‘Filmin bütünlügü içinde iki dakikayi bile doldurmayan sahnelerle bir film yargilanamaz. Yargilansa da bu sadece yargilayanlari ilgilendirir. Filmin bütünlügünde verilen mesaja bakmak gerekir. Ben filmi yaparken Türkler seyreder ya da seyretmez diye yapmadim. Isteyen seyreder, isteyen seyretmez’’ dedi.

Gerçek olaylari hikáye eden bir kitabi filme aktardigini söyleyen Egoyan söyle konustu: ‘‘Olaylar kitapta yazildigi gibi aktarildi. Parçalanmis bir aile ve parçalanmis bir toplumun kolektif anisina saygi olarak yapildi. Yeni nesillerin bu olayi ögrenmeleri gerektigine inaniyorum ve bunun artik Holocaust (Naziler'in Yahudi soykirimi) gibi evrensel olmasi gerekiyor.’’

Annem Türk’tür içimde kin yok

Filmde önemli rollerden birini üstlenen Charles Aznavour ise filmin Türkleri hedef almadigini, soykirimi reddeden Ankara hükümetlerine atifta bulundugunu söyledi. Aznavour, ‘‘Benim annem Türk'tür. Türk gelenekleriyle büyüdüm ama, ayni zamanda barbar Türk hikáyeleriyle büyüdüm. Ancak hiç kinle beslenmedim. Bu bir intikam filmi degildir. Yorumu seyirciye birakiyorum’’ dedi.

Filmin aktörlerinden Eric Bogosyan ise söyle konustu: ‘‘Ben tarihi, hem Türk hem de Ermenilerin bir sogani soymalarina benzetiyorum. Sogani soyarken gözlerimiz yasarir. Ama istiyorum ki, bu sogani birlikle soyalim ve birlikte gözlerimiz yasarsin. Birbirimizi öldürmeden, kavga etmeden bu sogani soymamiz lazim.’’