Ararat, Geceyarisi Ekspresi degil
Hurriyet


Büyük tartismalara yol açan Ararat filminin yönetmeni Atom Egoyan,"Türk kamuoyu filmi izlediginde son derece dürüst ve adil bir yapim oldugunu görecek" dedi."Türk toplumunun Geceyarisi Ekspresi ve hatta Arabistanli Lawrence filmleri ile fazlasiyla iftiraya ugradigini biliyorum ama bu öyle bir film degil" diyen Egoyan, Ararat'i Cannes'da yarismaya kendisinin sokmadigini da söyledi.
Ermeni asilli Kanadali yönetmen Atom Egoyan, gösterime girmeden siyasi tartismalara neden olan "Ararat" filmi ile ilgili sessizligini ilk kez bozdu ve "Insanlar görmedikleri bir film hakkinda tartisiyor, filmde var olmayan sahneler hakkinda konusuyor. Daha önce hiç böyle bir seyle karsilasmadim" dedi. Toronto Star gazetesiyle The Globe and Mail dergilerine bir demeç veren Egoyan, filmi daha fazla politiklestirmemek için Cannes’daki Altin Palmiye Yarismasi'ndan çektigini de belirtti.

Türkiye Ermeni cemaatinin yayin organi olan haftalik Agos gazetesinin Kanada basinindan aktardigi habere göre, Atom Egoyan, filme yöneltilen elestirilerden ve protestolardan da son derece rahatsiz. Egoyan, protestolarin önyargidan kaynaklandigini belirterek, "Bu gruplardan bir kismi gözlerinin önüne en kötüsünü getiriyor. Oysa Türk kamuoyu filmi izlediginde son derece dürüst ve adil bir yapim oldugunu görecek" dedi. Sözlerini, "Türk toplumunun Geceyarisi Ekspresi ve hatta Arabistanli Lawrence filmleri ile fazlasiyla iftiraya ugradigini biliyorum ama bu öyle bir film degil" diye sürdüren Egoyan, "Tarihin böylesine hassas bir sürecini ele almanin dogurdugu sorumluluklarin bilincinde oldugunu" da vurguladi.

Egoyan, Ararat filmini yarismadan çekme sebeplerine de açiklik getirdi. Filmin festival jürisi tarafindan yarisma disi birakildigi iddialarinin dogru olmadigini belirten Egoyan, ‘‘filmin jüri siyasetinin bir parçasi’’ olmamasi için kendisi tarafindan yarisma disi tutuldugunu söyledi. Egoyan, söyle dedi: "Daha önceki üç filmin de yarismaya katildi. Ancak bu kez, daha simdiden siyasilesmis bir film üzerine, baska bir siyasi sürecin daha eklenecegi düsünerek filmi yarismaya sokmak istemedim. Tarihin böylesi hassas bir sürecini ele almanin dogurdugu sorumluluklarin bilincindeyim. Mümkün oldugunca makul düsünmeye ve sorumlu davranmaya gayret ettim. Ancak bunun kesinlikle gerçeklesmis bir sey oldugunu da açikça söylüyorum. Reddedilemez, tartisma kaldirmaz bir veri bu benim için."

YASAL ISLEM SÖZKONUSU DEGIL

Bu arada, Kanada basinina bir açiklama yapan Türkiye'nin Kanada Büyükelçisi Erkan Ögüt, Türk hükümetinin filme karsi yasal islem baslatacagi söylentilerini yalanladi. "Elbette sanatsal özgürlük, ifade özgürlügü var. Biz de herkes kadar bu özgürlüklere saygiliyiz. Dolayisiyla, filme karsi herhangi bir yasal islem söz konusu degil" diyen Büyükelçi Ögüt, çesitli kisi veya gruplarin protestolarini da olagan karsilamak gerektigini belirtti.

Haftalik Agos Dergisi'nin Yayin Yönetmeni Hrant Dink ise geçtigimiz günlerde Kanada'ya gittigini, fakat Atom Egoyan'la görüsemedigini belirterek sunlari söyledi:

‘‘Ben Toronto'ya gittigimde Egoyan'la görüsmek istedim ama bir türlü saatlerimiz çakismadi. Ben indigim gün o Ingiltere'ye gitmek üzere havalanmisti. Ama esi Arsinee Khanjian'la üç gün beraber olduk. Zaten esi de Ararat filminin önemli oyuncularindan biri. Khanjian bana, gerek kendisinin gerekse Egoyan'in Türkiye'de Ararat'a karsi olusturulmaya çalisilan olumsuz tavirdan büyük üzüntü duyduklarini söyledi. Filmin bu kadar politiklestirilmesi ikisini de rahatsiz etmis. Zaten Arsinee ile konusurken söyle bir sey dedi: ‘Biz kari-koca olarak esas surada tereddüt ediyoruz: Film ortaya çiktiktan sonra acaba Ermeniler mi daha fazla tepki gösterip elestirecek, yoksa Türkler mi? Halbuki iki kesimin de tepki göstermemesi gerekir. Çünkü bu film, sanatsal agirligi olan ama sorgulayicilik açisindan, her iki tarafin da kendisiyle hesaplasmasini ön plana çikartan bir film.’’

Agos Yayin Yönetmeni Dink: "Ararat’in galasi Türkiye’de yapilsin"

"Toronto'da Egoyan'la görüsebilseydim, filmin galasini Türkiye'de yapabilir miyiz, diye soracaktim. Bunu da sunun için istiyorum. Türkler'in ve Ermeniler'in ortak bir bellegi vardi. Biz bu ortak bellegi yitirdik ve yerine monolog bellekler yerlestirdik. Herkes kendi tarihini kendisi anlatiyor. Oysa, bu filmde, benim görebildigim kadariyla o ortak bellegi anlatan bir durus var. Bu filmin galasinin Türkiye'de yapilmasi, ortak bellegi yeniden kazanmak yolunda bir ilk adim ya da terapi baslangici olabilir. Ancak, bu pek mümkün gibi görünmüyor. Çünkü Türkiye kamuoyunun büyük bir kismi, Ermeni meselesinde tabusal yaklasim gösteriyor ve kolay kolay da bunu terkedecek gibi degil. Oysa, bu filmin galasinin Türkiye'de yapilmasinin faydalari o kadar açik ki. Böyle bir gala, uluslararasi kamuoyuna verilebilecek en büyük ve anlamli mesajdir. Bence bu firsat hálá var. Ama böyle bir teklifi, benim gibi Ermeni asilli bir gazeteci yerine, Türkiye'de temsil yetenekleri olan birtakim insanlarin götürmesi daha yararli olur. Elbette handikapi da var böyle bir düsüncenin. Çünkü filmin öyle sahneleri vardir ki, hem Ermeniler, hem de Türkler o sahneleri görmek istemeyebilir. Ama neticede bu olayin kendisi hosumuza gitmeyen pek çok sahneyle dolu zaten. Türkiye'de, '1915 olaylari iyi ki olmustur' diyen yok. Ermeni tarafi da böyle bir sey demiyor. Dolayisiyla, iki tarafin da hosuna gitmeyen bir tarihte, acili sahnelerin bulunmasi dogaldir. Ama bu acili sahnelerden husumet, kin, nefret ve öfke yerine ders çikartmak da mümkün. Bence Atom Egoyan ikincisini amaçliyor. Onun bundan önceki sanatsal backround'una da bu yakisir. Çünkü Egoyan bugüne kadar sanatiyla kendisini kabul ettirmis bir isim. Zaten kendisi bu filmin, politik degil, sanatsal kaygilarla yapilmis bir film oldugunu ifade ediyor."

Sefa Kaplan
Hurriyet